
Fethiye´den başlayıp Antalya yakınlarında son bulan Likya yolunun. 1. Parkuru olan Fethiye ( Faralya-Kabak, Alınca, Sancaklı) tarafını daha önce yapmıştık. Buradan okuyabilirsiniz.
2017 yılı baharında yaptığımız, Patara, Delik kemer, Gelemiş, Üzümlü, Xanthos parkurunu da buradan okuyabilirsiniz.

3 yıldır düzenli olarak baharda Likya yolunda yürüyorum. Bu parkurdaki uzun yürüyüşler öyle iyi geliyor ki; şehirde oturup paslanan bedenim, burada pasları atıp yeni bir beni çıkartıyormuş gibi hissettiriyor.

Baharda toprak ananın uyanışına şahit olmak, yosun kokusunu içine çekmek, çiçeklerin renklerin doğayla uyumunu görmek. Bu doğal süreci çocukken Istanbul´da görebilirdik, ama artık cemrenin bile düşecek yer bulamadığı Istanbul´da baharı gözlemlemek için uzaklaşmak şart oldu.
Likya yolu, bana tüm bu güzellikleri yasattığı için baharda bu yolda olmayı seviyorum.

Bu rotalardaki tabelalar, taşlara ve ağaçlara konulan işaretler sayesinde kaybolmadan yolunuzu rahatça bulabilirsiniz.

Bu seneki Rotamiz;
PARKUR: Adrasan kalesi- Sazak koyu, Çıralı –Tekirova, Gelidonya Feneri- Adrasan
Kalacak yer: Adrasan´da otel de kaldık. Kaldığımız otelden memnun kalmadığımız için burada yazmayacağım.

1 gün: Adrasan-Sazak koyu
Istanbul´da otobüs ile Adrasan´a geldik. Yol yorgunluğu olması sebebiyle bugün 12 km kısa bir yürüyüşü seçtik. Adrasan kalesine doğru çıkıp, buradan da sazak koyuna doğru yürüdük. Nisan´ın son haftası sıcaklık 29 dereceyi gösteriyor, havanın bu kadar sıcak olması yürüyüşü biraz zorlaştırsa da sağımızda beliren Akdeniz´in maviliği, yolun sonundaki yüzeceğimiz denizi bize hatırlatınca boş veriyorsun anın yaşattıklarına.
Parkur hafif eğimle başladı, İstanbul’da tembellik yapan ve bahar alerjisiyle sürekli hapşırmaktan yorulan beden başta isteksiz kısa adım atmaya başlasa da, adımlar peş peşe gelince 2 saat sonra bu duruma alışıyor.
2 saat eğimli yoldan yukarı yürüdükten sonra, 2 saat da aşağı eğimli yolda yürüdük. Yolun sonunda çam ağaçlarını görünce denize yaklaşmıştık artık.
Sazak koyuna geldiğimizde denizde yüzmek, bu bedene yaptığımız en büyük iyiliktir. Adrasan dönüşünü de tekne ile yaptık. Sazak koyundan Adrasan´a giden tekneler var, dönüş için deniz yolunu kullanmak mantıklı. Yaklaşık 45 dk deniz yolculuğu yapıyorsunuz, bunun da keyfi ayrı güzel.
2 gün: Çıralı- Tekirova
Parkur; 20 km- tahmini 7 saat yürüyüş

Tahtalı dağını zirvesi bu parkurda kendisini gösterecek. Akdeniz’in maviliği sık sık karşımıza çıkacak.

Yol boyunca önünüze pek çok sahil gelecek, buralarda kısa mola verip denize girmek en iyisi. Maden koyuna gelmeden, 1960´da kapatılmış krom madeni ile karışılacaksınız.
3.Gün: Gelidonya Feneri- Adrasan
Pakur; 17 km parkur


Gelidonya Feneri, 2007 yılında Türkiye´nin en iyi manzarası seçilmiş. Bu manzaranın güzelliğine yardımcı olan, deprem sonucunda birbirinden ayrılan adaların da etkisi var tabiki.
Bu parkuru; Adrasan´dan Gelidonya Fenerine de yürüyebilirsiniz, ya da bizim yaptığımız gibi Gelindonya Fenerinden Adrasan´a yürüyebilirsiniz.
Bu yolu yürümüş birisi olarak, Gelidonya Fenerinden Adrasan´a yürümek parkur olarak daha kolay. Sebebine gelince Adrasan´dan yürümeye başladığınızda çok yokuş çıkıyorsunuz. Ben yokuş çıkmayı severim derseniz siz bilirsiniz.
İşte bu parkurun güzel manzaralarına gelince;



Tebrikler. Yürüyüş planımıza inanılmaz bir katkı oldu Teşekkürler değerli bilgileriniz için.
BeğenLiked by 1 kişi
Çok sevindim:) Demek ki yazdıklarım sadece benim işime yaramıyor:)
BeğenLiked by 1 kişi