KARYA YOLU ( KARIA)

IMG_9158

Akdeniz´den Ege’ye uzanan 820 km. lik trekking yolu. Antik çağda buralarda yaşayan Karia (Karya) medeniyetinin adı, doğada yürüyüş yapmak isteyenler için 2013 yılında açılan trekking yoluna da bu medeniyetin adı verilmiş.

Bayram tatilinde, havalimanında bekleyeceğime doğada yürüyüş yapayım dedim ve trekist yürüyüş ekibiyle; Turnalı, Çakıllıyalı arasındaki Karia yolunu yürüdük.

Kadıköy´den yola çıktığımızda 12 saat sonra Ören´e geldik. Geldiğimizde Bodrum’u seller aldığını öğrendik. Bodrum’a 2 saat uzaklıktaydık, burası da yağmurdan nasibini almış, yeşilin tonu ve gökyüzünün rengi değişmişti.

 

Otelimize yerleşip, dışarı çıktığımızda parkurumuz Türkevlerinden Bozolan´a doğru yürümekti. Yol boyunca işaretler vardı. Kırmızı-beyaz parkur işaretleri kimi zaman yerdeki taşın, kimi zaman zeytin ağacının, kimi zaman ise kayanın üzerinde görünüyordu.

 

200 mt yükseğe çıktığımızda yağmur bulutları kendisini gösterdi ve kısa bir süre sonra da yağmur kendini bıraktı ama öyle böyle değil, sanki bardaktan boşalırcasına. Gruptan bir kişinin de eksik olduğunu öğrenince dönüş yoluna geçtik. Neyse ki eksik arkadaşımızı dönüş yolunda bulduk. Ayağını incitmiş yavaş yavaş geliyordu. Çok fazla yürümedik ama ilk günden 4 gün boyunca kullanacağımız ayakkabılarımız sırılsıklam olmuştu.

IMG_9143

2.gün Rota: Ören-Alatepe- Akbük arası

 

IMG_9263

Saat 08:30 da yürüyüşe başladık, fazla eğim çıkmadan çam ormanlarının arasından geçerek 2 saatlik yürüyüş sonunda 397 mt yükseklikteki Alatepe köyüne geldik. Köy kahvesi her zaman için iyi bir mola yeridir. Köyden 15-20 dk uzakta asfalt yoldan yürüyüşe devam ettik ve sonra kırmızı- beyaz parkur işareti gördüğümüz yerden orman içine geçtik. Bir gün önceden yağmur yağdığı için her yer o kadar güzel kokuyordu ki; yer yer çam kokusu, kekik kokusu, defne yapraklarının kokusu etrafı sarmıştı. Keçi boynuzunun önce kokusuyla sonra da ağacıyla karşılaşıyorduk. Yol boyunca tatlı ihtiyacımızı keçi boynuzu yiyerek ve incir ağacında kalan son incirleri tüketerek doğadan karşıladık. Yürüyüş boyunca yağmur bulutları da bizi takip etti ama öyle bardaktan boşalırcasına değil de su tabancasından gelen su gibi. Bu kadar yürüyüş sonunda bu hafif yağmur, bize maraton sonunda gönüllülerin elimize tutuşturduğu su gibi geliyordu. Bu yüzden de yürüyüş boyunca yağmurluk giyinmedim. Parkur boyunca dikenli bitkiler, şortla açıkta kalan bacaklara bir anı bırakıyordu. Bende bıraktığı anılar şafak sayan askerin çizgilerini andırsa da bu yolda yürümek isteyenler, doğadan da bir anı istemiyorlarsa şort yerine uzun şeyler giyinebilirler.

IMG_9222

IMG_9191 IMG_9198

Orman içi yürüyüş bittiğinde önümüzde Akbük plajı görününce, gözümüzün gördüğü bu harika manzarayı herkesin de görmesi için deklanşöre dokunduk. Akbük plajına geldiğimizde 16 km yol yürümüş ve bedenimizin tüm elektriğini toprağa atmıştık. Sıra denize girerek kasları gevşetmeye gelmişti.

IMG_9266

3.gün Rota: Bozalan-Gökbel- Çakıllıyalı arası

IMG_9261

Saat 10:00 da Bozalan köyünden yürüyüşe başladık: Havanın da sıcak olması sebebiyle amaç fazla yürüyüş yapmadan deniz keyfini uzun tutmaktı. 2 saat sonra, 6,63 km yürümüş, 253 mt yükselmiş ve Gökbel köyüne gelmiştik. Köy kahvesinde molamızı verdik. Köylü de Karia yolunda yürüyüş yapan insanlara alışmış, köyüne gelen yürüyüş grubunu görünce yadırgamayıp parkurların giriş rotasını göstererek “buradan, buradan geçin” diye sesleniyorlardı. Köy kahvesinin solundan içeri doğru girdiğinizde bu sefer de Çakıllıyalı plajına doğru inişe geçiyorsunuz. Köy evlerini geçince orman içi yürüyüşe başladık ve 1,5 saat sonra Ilgın plajına geldik, toplamda 10 km yürüyüş yapmış olduk.

 

 

IMG_9196 IMG_9195

4.gün Rota: Akbük- Sarnış –Turnalı arası

IMG_9259

 

Saat 09:25 de Akbük Kayıtlı mahallesinde yürüyüşe başladık. Orman içi eğimli S şeklinde yükselen parkurda 1 saat yürüyüş sonunda 448 mt yüksekliğe geldik. Mis gibi çam kokusu eşliğinde yürüyüşe devam ettik. Yarım saat sonra sadece 169 mt yükseldik. Bu parkurda bol bol arı kovanı mevcut aman dikkat. Parkur bitince parkur bizi gene asfalt yola çıkardı. Asfalt yolda ilerlerken arı kovanları ile uğraşan arıcıyı da görünce taze bal istedik. Katkısız bal, kovandan yeni çıkmış bal tadı mı nasıl? Tatlı komasına girebilirsiniz, bir çay kaşığı yeterli bence.

 

IMG_9303 IMG_9305

 

IMG_9334

Asfalt yolun sonunda, Sarnış köyünü solumuza alarak, köyü de uzaktan selamlayarak, sağdan çam ormanların arasında parkurun kırmızı beyaz işaretini gördüğümüz yerden yürüyüşe devam ettik. Parkurun çam ağaçları arasında yürürken birden kendimizi bu ağaçların arasında bizler için açılmış yolun ortasında bulduk. Ağaçlar asker gibi dizilmiş ve ışık kümesi de açılmış yola süzülüyordu. Gözlerin alıştığı alışılagelmiş parkurda yürürken aniden bu manzara ile karşılaşınca dikkat kesildik ve düşünceden düşünceye atlarken de manzara adeta “ne oluyor burada” dedirtti insana. Bu sefer ki manzara deniz yerine, orman içinde asker ağaçlar, yeşil renk, kahverengi gövde ve süzülen sarı ışıktı.

IMG_9301 IMG_9302 IMG_9335

 

800 mt yüksekiliğe kadar çıktığımızda saat 13:30 olmuştu. Yarım saat öğle molası verdikten sonra inişe geçtik. Yol boyunca asırlık zeytin ağaçları bulunuyordu. 4 gün boyunca o kadar çok zeytin ağacının yanından geçtik ki; İstanbul´da kilosuna 18 tl verdiğimiz değerli meyvenin yanında aşerdik resmen. Turnali´ya geldiğimizde saat 16:10 idi ve Toplamda 18 km yürüdük.

 

IMG_9307

4 gün boyunca toplamda 47 km yürüdük. Doğanın , manzaranın, denizin ve yaz mevsiminin son demlerini de aldık.

Etkinlik tarihi:23-27 Eylül 2015


KARYA YOLU ( KARIA)” için bir yanıt

Yorum bırakın