SAFARI
Ocak 2006
SAFARİ Tanzanya ya gelip de Safari yapmamak olmazdı.Ben de iki günlük Lake Manyara ve Ngorongoro Krateri içeren bir safari programı ayarladım. Moshi kasabasından, 4×4 Land Lower’a binerek Lake Manyara’ya doğru şoförle birlikte yola çıktık. Ulusal parka vardığımızda ilk olarak maymunlar bizi karşılamışlardı. Sanki etrafında bizler yokmuşuz gibi davranıyorlardı, görmezlikten gelmek bu olsa gerek. Onları da fazla rahatsız etmeden diğer ev sahiplerini görmek üzere yolumuza yavaş yavaş devam ettik. Biraz ilerde bizi bir fil karşıladı. Belgesellerde gördüğüm ev sahiplerini birebir görmek beni heyecanlandırmıştı. Yalnız burda misafirliğe eli boş gelmek gerekiyordu. Yiyecek birşey vermek ve arabadan çıkmak kesinlikle yasaktı. Uzaktan uzağa “seni görmeye geldim” deyip gitmek gerekiyordu.
Safari programı da Kilimanjaro dağı gibi popülerdi. Hatta dağdaki Rus arkadaşlar ile burada da karşılaştım. Safariye başlamadan önce, şoför şanslı isek aslan görmenin mümkün olduğunu söyledi ve şans kendini gösterdi. Çok uzakta bir arslan görmüştüm. Benimle birlikte beş altı araba da kralı seyretmek içindurdu. Kral da gerçekten Lake Manyara´nın hakimi olduğunu hissettiriyordu. İlerleyince dünyanın en hızlı hayvanı olan Çita ile karşılaştım. Koşmayı seven bir kişi olarak; bir an için onun kadar hızlı olabilme ihtimalini düşünüp ürperdim. Burda bir kaç saat vakit geçirdikten sonra kamp yerimize doğru yol aldık. Palmiyeler altındaki çadırımıza yerleştik. İkinci gün Ngorongoro Kraterini ziyaret edecektik, sabah çok erken kalkıp saat 06:00 da ev sahiplerini görmek üzere harekete geçtik. Ngorongoro ulusal parkta hayvanlarla birlikte Masailerin de yaşamasına izin veriliyor. Masailerin inek etinden başka hayvan eti yemiyor olması da burda yaşamalarına izin verilmesinin nedenlerinden biri. Masailer yıllarca kültürlerini değiştirmeden doğal ortamda yaşamını devam ettiren bir ırk olarak biliniyor. Böyle biliniyor olmasına rağmen: onlar da turizmden nasibini almış olsa gerek, oraya gelen turistlere takı satışı yapmak için birbirleri ile yarışıyorlar ve hepsi de yerel dillerinin dışında ingilizce konuşuyorlar. Ceplerinden cep telefonu çıkartsalar şaşırmayacaktım. Kratere doğru inmeye başladık. Burda da arslan, antilop, sırtlan, zürafa, zebra bizi karşıladı. Hippotamusların olduğu göle gittiğimizde onlar da suda dönerek eğleniyorlardı. İlk kez gelinen misafirlikte çok kalmak doğru olmazdı. Biz de fazla rahatsız etmeden Moshi kasabasına doğru harekete geçtik.